| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | lock out f. | kapıda kalmak | ||
|
I'm locked out. Kapıda kaldım. More Sentences |
||||
| Genel | lock out i. | dışarda bırak | ||
| Genel | lock out i. | eşzamanlama yitimi | ||
| Genel | lock out f. | anahtarını unutup kapıda kalmak | ||
| Genel | lock out f. | lokavt yapmak | ||
| Genel | lock out f. | (işçileri) işyerine sokmamak | ||
| Genel | lock out f. | dışarıda bırakmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | lock out f. | lokavt yapmak | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | lock out i. | eşzamanlama yitimi | ||
| Bilgisayar | lock out f. | veri yapısına erişimi engellemek | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | lock-out i. | lokavt | ||
| Genel | lock-out tool i. | kilit açma aleti | ||
| Genel | lock someone out f. | kapıyı kilitleyerek birini dışarıda bırakmak | ||
| Genel | lock someone out of f. | kapıyı kilitleyerek birinin bir yere girmesini engellemek | ||
| Genel | lock oneself out f. | anahtarını unutup kapıda kalmak | ||
| Genel | lock oneself out f. | kapıda kalmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | lock out of f. | kapıyı kilitleyip dışarıda bırakmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | lock-out i. | lokavt | ||
| Ticaret/Ekonomi | strike and lock-out i. | grev ve lokavt | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | lock out tag out i. | kilitleme ve etiketleme | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | bearing lock out i. | kontra somunu | ||
| Otomotiv | power window lock-out switch i. | otomatik cam kilitleme anahtarı | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | lock-out time i. | kilitli kalma süresi | ||
| Tütün | ||||
| Tütün | lock-out i. | kilitleme | ||